Çıkış tarihi: 2 Haziran 2021

Yine çok uzun zamandır göz hapsine aldığım ama bir türlü vakit ayırıp oynayamadığım oyunlardan birine kavuştum sonunda. Sludge Life bağımsız bir ekip tarafından geliştirilen, tutku ve sanat dolu bir keşif oyunu. Son zamanlarda kendimi keşif oyunlarıyla haşır neşir buluyorum ve bende oluşan bu değişimden son derece memnunum. İhtiyacım varmış gerçekten bu tarz oyunlar oynamaya. İşim gereği masa başı çalışan bir insan olmamdan kaynaklı mıdır bilmiyorum ama böyle beni oyun alanına atıp, özgürce gezmemi sağlayan oyunlar ilaç etkisi yapıyor üzerimde. Sinir yok, stres yok. Etrafı geziyorum, yeni bir dünya deneyimliyorum. Oyun oynamıyorum sanki de, gerçekten bir yere seyahat etmişim gibi hissediyorum. Tam anlamıyla bir keşif oyunu olan Sludge Life’ın soluk ama renkli dünyasına gelin birlikte göz atalım.

Öncelikle Sludge Life başladığı andan itibaren kendine has görsel tarzıyla bizleri ilgi çekici ortamının içine bırakıyor. Puslu, güneş ışınlarının zar zor geçebildiği, yoğun hava kirliliğinin hakim olduğu bir petrol çıkarma tesisindeyiz. Bu tesiste bütün işçilerin grev yapmasını fırsat bilen bir graffiti sanatçısını canlandırıyoruz oyunda. İşçiler zaten canından bezmiş, kimsenin bize karıştığı yok. Ghost rumuzlu graffiti sanatçımızla oradan oraya koşturuyor, duvarları sanatımızla süslüyoruz. Yalnız da değiliz, bizim gibi bir çok graffiti sanatçısı da adaya akın etmiş durumda. Duvarlarda onların da eserlerini görüyoruz, kendileriyle de bizzat tanışabiliyoruz. Bütün tesis kaos içinde ve bizler de o kaosu süslemekten geri durmuyoruz. Kurallar yok! Sanatımızdan her duvar, her eşya payını alacak.

Oyunda istersek kapatabildiğimiz bir VHS efekti var. Ben bir müddet sonra hafif baş dönmesi yaşadığım için kapattım, daha temiz bir görüntüyle oynamayı tercih ettim.


Oynanış gayet kolay ve stressiz Sludge Life’da. Oyun graffiti ile süslememiz gereken yerleri bize mavi bir sprey kutusu ile gösteriyor, biz de o gösterilen yerlere ulaşarak duvarları süslüyoruz. Hangi duvardan, hangi eşyadan başlayacağınız size kalmış. Hiç bir şeyin bir zaman sınırlaması veya bir sırası yok. Oyunda istediğiniz her şeyi, istediğiniz zaman yapabilirsiniz. Harita kocaman olmamasına rağmen, ışınlanma noktaları açarak kolayca istediğimiz yere ışınlanabiliyoruz da aynı zamanda.

Oyuncunun bu özgün atmosferi ve ortamı deneyimleyebilmesi için her türlü kolaylığı sağlamış yapımcı. Ha, oyunun hiç mi bir zorluğu yok? Elbette var. Bazı boyanması gereken yerler ulaşmamızın zor olduğu yerlere konumlandırılmış ve bu da oyunu adeta bir puzzle-platformer oyununa çeviriyor. Boyamamız gereken yere bakıyor ve oraya nasıl gideceğimizi kendimiz planlıyoruz. Bir yerlere ulaşmak için de çeşitli ekipmanlar kullanabiliyoruz. Örneğin, yüksekten zıpladığımızda süzülmemizi sağlayan kanatlarımız, ışınlanmamızı sağlayan warper’ımız var. Bütün ekipmanlarımız bunlarla da sınırlı değil ve bu ekipmanları da oyun alanını keşfettikçe kendimiz buluyoruz. Oyunun başlangıcında spreyimizden başka bir araç gerecimiz bulunmuyor.

Şu boş duvarı ne güzel de süsledim ama.
Oyundaki yerel gazetenin adı neden Newsbeak diye sormuştum ben de kendime. Belli oldu sebebi.


Görsellik anlamında aşırı tatmin olduğumu söylemem gerekiyor. Sludge Life’ın özgün tarzı ve aşırı tatlı görselliği beni benden aldı. Nereye baksam yüzümde kocaman bir gülümseme oluyor. Karakterler aşırı sevimli veya komik tasarlanmışlar. Sadece görsellikleri de değil, diyalogları da aşırı keyifli oyunun. Sludge Life’ın mizah anlayışına bayılmamak elde değil. Her yerde farklı bir diyalog ve farklı bir ortam bulabiliyorsunuz. Elbette keşfetmenin tatminini de katlıyor da katlıyor bu unsurlar. Onlarca ilgi çekici yan karakter, adım başı absürt komedi ve bir o kadar saçma ve eğlenceli sahneye tanıklık ettim. Dahası var mı acaba, şurada ne var? Diyerek gezdim de gezdim bu pis petrol adasını. Aç gözlü kapitalist şirketlerin hem insanlığa hem de doğaya verdiği zarara, aralarında girdikleri kanlı rekabetlere de dokundurmadan geçmemiş Sludge Life ve bunu yapılabilecek en iyi yöntemlerden biriyle yapmış. Kuvvetli, tokat gibi ama tatlı bir mizah.

Durur muyum hiç, kendi rumuzumu da ekleyerek duvarı tamamladım.

Ortamı o kadar benimsedim ve karakterleri o kadar sevdim ki, dönüp dönüp geziyorum Sludge Life’ın yarattığı dünyada. Çevrede bizden başka duvar sanatı icra edenlerin olması, onların sanatlarını da görebilmek de ayrı bir keyif. Hepsi de çok cool karakterler. Bazıları da fazla komik. Oyunda bir karakterin posterini görüyor, daha sonra o karakteri bir başka yerde canlı kanlı görebiliyoruz. Bu da karakterlere boyut kazandıran ve çevresel anlatımı detaylandıran bir dokunuş olmuş.

Büyük sanatçısın Big Mud, kendini yeme bitirme. Devam şarkı yazmaya.
Senin benden de mi haberin var? Sinek tipli tatlı şey seni.

Oyun baştan aşağı tutkuyla ve sanatla yoğrulmuş ve bunu her noktasında hissetmek mümkün. Yazarlık dersek harika, sesler ve müzikler muhteşem, arayüzler özgün ve görsellik zaten can alıcı. Oyunun dünyası ile etkileşime girebilmek de yaşadığım aidiyeti arttıran bir unsur oldu. Hemen hemen her eşyayla etkileşime girebiliyoruz, çevrede çeşitli eğlenceli aktiviteler de var. Ayrıca benim gibi başarım toplayan oyunculardansanız, oyunu tam anlamıyla bitirmek hem zaman alacak hem de keyifli olacaktır. Bol bol toplanabilen eşya ve birden fazla oyun sonu bulunuyor.

Oyundaki çeşitli yan aktivitelerden birisi de basketbol oynamak.
Ya zaten beceremiyorum basket atmayı, üzerime gelmesen olmaz mıydı?

Absürt mizahı ve stilistik görselliği ile, harika bir tecrübe sunuyor Sludge Life. Sadece güzel bir tecrübe olarak da kalmıyor, oyunlaştırmanın da iyi yapıldığını düşünüyorum. Bu kadar serbest bir dünyası olmasına rağmen kendimi sürekli bir amaç peşinde koşarken buldum, bu da oyunun beni motive etmedeki başarısını gösterir nitelikte. Bütün duvarları kendi sanatımla süsleyene ve her karakterle konuşana kadar durmadım. Önceden boş olan duvarlarda kendi sanatımı görmek, oyunun dünyasını şekillendiriyor olmak çok güzel bir his. Stresten uzak, rahatlatıcı ve eğlenceli bir tecrübe olarak hafızamda her zaman yer edecek bir oyun oldu. İkincisini de hemen kütüphaneme ekledim ve oynamak için sabırsızlanıyorum.

Leave a comment

En Çok ziyaret edilenler