Çıkış Tarihi: 27 Ekim 2016

Nedendir bilinmez, ayıla bayıla takip ettiğim evrenlerin ne güzel bir oyununu oynamak, ne de güzel bir TV şovunu izlemek nasip olmadı bana. Yahu arkadaş, Yüzüklerin Efendisi oyunu beklemekle heba olan gençliğime bir de Berserk’in ekleneceğini hiç tahmin edemezdim. Tamam, Yüzüklerin Efendisi oyun çıkarıyor da, onların da ne olduğu belli değil. Dizileri de vasat açıkçası. Berserk’in de animeleri vasatın da altında. Aha, sonunda bir Berserk oyunu buldum diye seviniyordum, o da musou türünde bir oyun olarak çıktı karşıma. Zaten türünden dolayı, oyun daha ben oynamadan golü yedi.

Musou türü nedir diye soracak olursanız, şöyle açıklayabilirim ve hiç de haksızlık etmiş olmam sanırım; eline gamepad’i daha önce bir kez olsun almış birinin bir oturuşta, hiç zorlanmadan bitirebileceği bir oyun türü. Ha, ilk defa alıyor diyelim eline gamepad’i, çok az bir şey zorlanarak yine bitirebilir bence. Çünkü musou oyunlarında kötü oynamanız veya başarısız olmanız gibi bir ihtimal söz konusu değil. Önünüze yüzlerce atılan düşmanı ekmek doğrar gibi katır kutur kesiyor, üstelik bunu tek bir tuşa basarak yapıyorsunuz. Ne düşmanın bir şansı var, ne de sizin başarısız olma şansınız.

İşte bu sebepten, Berserk’in oyunu olduğunu görür görmez tavana fırlayan hevesim ani bir mide bulantısına dönüştü. Fakat bilirsiniz, her fanboy’un yaşadığı bir ikilem vardır. “Oyun kesin kötü ama, Berserk be abi, oynanır ya.” Gibi kendimi kandırma çabalarım sonrası gözümü kapattım ve başladım oyuna. Hiç mi akıllanmayacağım? Şundan soruyorum, bu oyunla aynı yıl çıkan animesini de aynı bahanelerle izlemiştim. Artık kabul etmem gerek, bir şey kötü ise kötüdür, uzak durmalıyım. Mesela musou bir oyuna şans vermek hiç bir zaman iyi bir fikir değil bence. Bu oyun türünü sevenlere asla bir eleştirim yok, fakat ben oyunları yan tarafta izlediğim videoya çerez etmeyi sevmiyorum. İtiraf etmeliyim, Berserk’i böyle oynadım. Başka türlü sonunu göremem sevgili okur, imkanı yok. Ya beynimdeki bütün sıvılar tükenecek ya da kendimi ayık tutmam lazım. Her neyse, oyunun mezarını ilk üç paragrafımda bir güzel kazdım, toprağı da yavaş yavaş atarak kapatacağım. Hiç mi beğendiğim bir şey yok? Var elbette, ama çok az ve neredeyse övsem ayıp olacak. Gelin birlikte atalım şu toprağı da, yalnız gömmeyelim bari güzelim Berserk evrenini. Cenazesi kalabalık olsun bari.

Berserk aslında hikayesi ve karakterlerinin becerebildikleri göz önünde bulundurulduğunda, Musou türünde oyun yapmanın mantıklı olabileceği bir hikayeye sahip. Eee, Guts’ın bir vuruşta on düşmanını kestiğini defalarca görmüşüzdür. Fakat, aynı becerileri başka oyun türleriyle de vermek mümkün bence. Mesela bir hack and slash olur, Devil May Cry’ımsı bir oyun olur, olur da olur ya, aklıma onlarca oyun fikri geliyor. Fakat, yapımcılar sanıyorum ki yapması kolay olduğundan ve oynanışı çok kolay olduğundan bu yola başvurmuş, animeyle aynı sene çıkarıp voleyi vurmanın peşine düşmüş.

Oyun iyi bir musou örneği olmaktan da uzak. Çünkü yönetebildiğimiz karakterlerin sayısı bakımından hem yetersiz, hem de karakterlerimizin saldırı şemaları da bir hayli kısıtlı. Eğer daha önce Dynasty Warriors gibi bu türün en azından başarılı oyunlarını oynamışsanız, karakterlerin vuruş çeşitliliğinin bol olmasının bu tür için ne kadar önemli bir özellik olduğunu bilirsiniz. Çünkü oyunda zaten sürekli aynı şeyi yapacağız, bari aynı şeyi biraz farklılaştırarak yapabilirsek en azından oradaki farklılıktan beynimiz uyarılabilir. Fakat maalesef, oyunun sonuna kadar gelindiğinde bile karakterlerimizin yaptığı saldırılar çeşitlenmiyor.

Oyunun ilerleyişi yine türün genelde tercih ettiği şekilde, bir ara sahne izliyoruz, daha sonra bölüm seçme ekranı geliyor, bölüm için hazırlıklarımızı yapıyoruz, karakterimizi seçiyoruz ve düşmanları havalara uçurarak bölümü bitiriyoruz. Bazı haritalarda hikaye gereği karakter seçmemize izin vermiyor oyun, fakat çoğu haritada Guts, Griffith, Casca ve Judeau dörtlüsünden birini seçerek savaşabiliyoruz. Guts ekibin ağır saldırı yapan, ama vurdu mu uçuran tipi. Griffith ve Casca hızlı, çevik ve Guts ile kıyaslandığında düşmanlara daha az hazar verseler de düşmanların arasında şip şak gezerek en azından hareketlilik ile avantaj sağlıyorlar. Judeau ise ekibimizin ninjası konumunda, daha çok bıçak atarak ve uzaktan saldırarak kendi farkını ortaya koyuyor. Oyunun ilerisinde bir bu kadar daha karakter açılıyor ve biraz daha farklı özellikler ortaya koyan karakterlerimiz oluyor. Fakat genel olarak oyunun türünden dolayı ne olursa olsun zaten bu farklılıkların pek de önemi olduğunu söyleyemem. Ayrıca, ne büyük tezattır ki aralarında oynarken en sıkıldığım karakter Guts oldu. Üzücü.

Oyunun hikaye anlatımı çok da kötü değil, ana materyal sağ olsun en azından ayakların sağlam bastığı bir yer var. Fakat animeyi hiç izlememiş veya mangaları hiç okumamış birisi için bu oyunun anlatım tarzı nasıl bir etki yapar, onu tam olarak çıkaramıyorum. Ara sahne olarak animeden ve filmden sahneler yerleştirilmiş, bazen de karakterlerimiz oyun içindeki halleri ile sahnelerde diyaloglara giriyor ve bu sayede hikayeyi takip ediyoruz. Oyun için özel animasyonlar da yapılmış ama çok kısalar. Bari buraya yeterli özeni gösterseydiniz ya. Oh be, ara sahneyi animeden tırtıkla, hikaye zaten hazır, oyunun tasarımı ile uğraşmaya gerek de yok, nasılsa Berserk hayranları muhtaç bizim oyunumuza, alır kerizler. Vallahi de aldım, alacağınız olsun.

Yahu bari bölüm tasarlasaydınız, aynı çayır çimende kaçıncı kez savaşıyorum? Bir kaç ikonik bölge harici hiç bir bölümü oturup da dizayn etmemişler bile. Doldrey kalesi, Zodd ile savaşılan zindan ve Eclipse kısımları gibi Berserk’in Golden Arc kısmı için önemli olan bölümlerin haricinde harita tasarımı için kafa yorulmamış bile. “Abi yeni bölüm için bize çimenli sahne lazım” diyen çalışanı dövüp bodruma kapatmışlar, ondan habersiz salmışlar aynı haritayı. Her geleni pehlivan meydanı gibi aynı yerde dövüp yolluyoruz. Görsellik derseniz o da Playstation2’den 3’e yeni geçildiği yıllardan kalma bir görsellik. Hiç 2016 oyunu diyesiniz gelmez Berserk’e. Modeller fena değil ama kaplamalar ve ışık vasatın altında. Ha bir de boss savaşları var, oyunun yapısı yüz düşmanı tek vuruşta öbür dünyaya göndermeye odaklı olduğu için, teke tek savaşmaya uygun değil ve beklenildiği üzere heves kırıcı düzeyde. Zodd ile yaptığımız boss savaşı özellikle sadece sinir bozmaya yarıyor, çünkü düşmanın hemen hemen her vuruşunda bir oraya bir oraya uçuyoruz. Hakkını vereyim, oyunda bir tek bu boss savaşlarında öldüm, en azından burada oyuncuyu biraz zorlamayı göze alabilmişler.

Anlayacağınız oyun olarak pek bir ağırlığı yok Berserk’in ve çok koyu hayranı da olsanız alıp oynamanızı tavsiye etmem. Çok isteyen YouTube’dan izlesin. Deneyimleyecek çok bir şey yok çünkü. Oyunda bir kontrol şeması var, tam bir rezalet. Bu kadar basit bir oyun için bu karmaşaya ne gerek var anlamadım, tank sürüyoruz sanki. Kamerayı kontrol etmeye çalışmaktan ilk defa bir oyunu oynarken sağ baş parmağım ağrıdı. Ha bu arada klavye mouse’la oynanamadığına dair Steam incelemeleri okudum, bu da gerçekse tam bir rezalet.

Bu ekranda sanki çok fazla oynanabilir karakter varmış gibi gözüküyor, fakat ekrandaki bütün karakterleri kontrol edemiyoruz, yalnızca belli başlı karakterler oynanabilir durumda.

Sanıyorum tek aldığım iyi hissiyat, fanboy olmamdan kaynaklı Griffith, Casca, Judeau gibi karakterleri kontrol etmiş olmanın verdiği o buruk his olabilir. O da çok iyi hissettirmedi ama, ne yaparsın be. Griffith olarak adam öldürdüm, ilk bir beş on dakika keyif verdi işte. Ya hiç o keyfi de tadamasaydım? Valla, sağ olsun yapımcı ekip, en azından Griffith’i sol analog ile yürütüp, Xbox kontrolörümdeki X tuşuna defalarca bastım. Bu bir karakteri deneyimlemenin en iyi yolu değilse nedir bilmiyorum.

Vazgeçtim ya, yapmayın benim sevdiğim evrenlerin oyununu. Böyle yapacaksanız istemiyorum. Yahu çok mu zor koskoca Berserk markasına şöyle güzel The Witcher, Skyrim tarzı bir oyun yapmak ya? Veya ne bileyim Souls Like da olur. Satın şu oyunun marka haklarını düzgün bir oyun stüdyosuna da azıcık keyifle oyun oynayalım. Aynı cinneti de bir yandan Yüzüklerin Efendisi, Conan gibi sevdiğim evrenler yaşatıyor. Dört bir yanım sarıldı, Star Wars sevenler her sene mis gibi oyun oynuyor. Onların tarafı bilmiyorum, onlar memnun mu değil mi ama, idare edecek şeyler çıkıyordur herhalde diye düşünüyorum. Bir biz kaldık, ey Conan sevenler, Berserk sevenler, Lord of the Rings sevenler. Çocukluktan beri açık dünya Lord of the Rings oyunu bekliyorum, gelmedi gelmiyor, gelmeyecek de artık bence. Keşke milyon dolarlık şirketim olsa da ben yapsam şu oyunları. Oturur oynardım bir güzel.

Not: Berserk’in bir oyunu daha var, Playstation2 ye özel. Bir de şansımı onda deneyeceğim, belki aradığım tatmini o oyun sağlayabilir.

Ekran görüntüleri:

Leave a comment

En Çok ziyaret edilenler